“Türkiye, Emperyalist Projenin İçindedir ; Habur’u Kapatın.”

0
115

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan; “Kınamak, Meclis’i toplamak yetmez, etkin önlem alın. Mesela Habur’u kapatın”

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Barzani’nin halk oylaması kararı üzerine , hükümetin nihayet uluslararası ve ikili antlaşmalardan söz ederek Meclis’i toplantıya çağırmasının olumlu bir gelişme olduğunu, ancak tezkerenin uzatılması kararından öte, geleceğe yönelik kesin somut önlemlerin neler olacağının da tek tek karara bağlanması gerektiğini söyledi.

Barzani’nin, “Bağımsız Kürdistan” için 25 Eylül’de(Yarın) yapacağı halk oylaması ile ilgili sert tepki gösteren Çölaşan, “Ortadoğu bir kan gölüdür. Suriye ve Irak’ta Kürdistan kurulmaktadır. Barzani olayı, aslında bizim iktidarın bildiği, örtülü destek verdiği bir programdır. Görünüşte ‘kınıyoruz’ diyorlardı. Kamuoyunun baskısı ile olumlu bir adım atılmıştır. Ama devamı gelmelidir. Biz ADD olarak bir basın açıklaması yaptık. Elinizde sürece engel olabilecek argümanlar var. Habur sınır kapısını kapatın, yapacak hiçbir şeyleri kalmaz. Onların petrolleri, bizim doğalgaz boru hatlarımızdan gidiyor. Karayollarımızdan gidiyor. En az 200’e yakın şirketimiz orada iş yapıyor. İthalatımız onlardan. Destek veriyoruz. Türkiye’nin aleyhine, bölgesel sınırları bile ‘Kürdistan’ diye gösteren televizyonun yayınlarını, biz Türksat’tan yapıyoruz. Elimizde bitmeyecek kadar onlara fiilen engel olabileceğimiz kozlar var” şeklinde konuştu.

“SIRA TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMESİNE GELMİŞTİR”

Barzani’nin Bağımsız Kürdistan’ı kurulduğu an bu gelişmenin Kerkük’teki Türkmen’leri ve Türkiye’deki Türkmen yapısını doğrudan etkileyeceğini vurgulayan ADD Genel Başkanı Çölaşan, “Daha vahimi, hepsinin üstüne Türkiye bölünecektir. Çünkü Irak’la Suriye bölünmüştür. Sıra Türkiye’nin bölünmesine gelmiştir. Bunu becerebilirlerse, İran’ın üzerine gideceklerdir. Bu bir İsrail projesidir. Bu bir Amerikan projesidir. Bu bir Kürdistan projesidir. Yazıktır ki, o Kürdistan, asla bağımsızlığını kazanamayacaktır.” dedi.

“TÜRKİYE, EMPERYALİST PROJENİN İÇİNDEDİR”

Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamanın Türkiye’nin menfaatine olduğunun altını çizen Çölaşan, Türkiye, emperyalist projenin içindedir. Sıra Türkiye’ye gelmiştir. Hükümetin konuyu Meclis’e taşıması olumlu bir gelişmedir. Ama Meclis gerekli bütün tedbirleri alacağını somut olarak ortaya koymalıdır. Meclis’in iradesi bu hayati konuda net bir şekilde ortaya çıkmalıdır.”dedi.

“BİZ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEYİ YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRDİK”

Türkiye’nin bugün, 94 yıl önce kurulduğu yerde olmadığını ifade eden Çölaşan, “Tamamen, uluslararası bir projenin, ki yüz yıl önce Sevr projesiydi bu, Ortadoğu’nun petrol odaklı küçük devletler kurularak bölünmesi, aslında emperyalist güçlerin bu bölgeyi ele geçirmesi projesiydi. Türkiye çapındaki Sevr ile yapılan bölünme projesini, biz yendik ve Atatürk’ün öncülüğündeki mücadeleyle Türkiyesini kurduk. Sevr çöktü. Lozan ile bağımsızlığımızı kazandığımız gibi ‘yurtta ve dünyada barış’ sloganıyla da, hem ülke içinde barışa, hem bulunduğumuz bölgede barışa ve dünya barışına katkıda bulunduk. Böyle bir Türkiye vardı. Bizim kuşağımız  bu Türkiye’yi gördü. Bu Türkiye’nin değerleriyle  büyüdü. Biz Atatürk’ü anlamayı görev bildik. Atatürkçü düşünceyi yaşam biçimi haline getirdik. Bu güç, hala Türk milletinin genetiğine işlemiş  olarak vardır ve yapay uluslararası projelerin, Türkiye’deki taşeronlarının ortaya çıkartmış olduğu rejim bunalımını aşmaya da yetecektir.” diye konuştu.

“HEPSİNİN ARKASINDA AMERİKA VARDIR”

Cumhuriyetin, taşeronların Türkiye’yi sokmak istediği bunalımlardan güçlenerek çıkacak ve aldığı deneyimlerle de önündeki süreçte direncini oluşturacağını belirten Çölaşan, “2002’den sonra Türkiye’ye endekslenen BOP’un iktidar ayağı, Türkiye’yi son 15 yılda, iktidar aracılığıyla, Ortadoğu bataklığının içine, içte ve dıştaki dinamikleri bozarak getirdi. Irak’ta ve Suriye’de Kürt devleti kurulmaktadır. Barzani de bunun son örneğidir. Barzani’den sonra da PYD Suriye’de aynı oluşumu yapacaktır. Hepsinin arkasında Amerika vardır. Hepsinin arkasında Batı emperyalizmi vardır. Bu çerçevede kurulacak olan bu yapının içinde sıra Türkiye’ye gelmiştir. 2007’de başlayan, 2017’ye kadar on yıl süreyle, çeşitli adlarla, ama mutlaka yeni Anayasa, sivil Anayasa, şu Anayasa ile getirilen proje, tam ortadan kalkmış ve onlar açısından umutlar sönmüşken, tekrar Bahçeli’nin el vermesiyle Anayasa değişikliği olarak  önümüze gelmiştir. Ne yazıktır ki, 16 Nisan Halk Oylaması’nda,  kurucu iradeyi yok eden yeni Anayasa kabul edilmiştir. Bu Anayasa’nın birkaç maddesi hemen yürürlüğe girmiş,Partili bir Cumhurbaşkanımız olmuş, Yargı doğrudan doğruya Başkan’a bağlanmıştır.. Askeri Yargı kalkmış, ama Başkan’ın yetkileri , 2019’da yapılacak olan, bizim için de çok çok önemli olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi sonuna bırakılmıştır. Kötüye gidişi durdurma gücümüz vardır ve başaracağımıza da inanıyorum.” dedi.

Odatv.com

CEVAP VER