Tek yönlü iletişim süreci; Propaganda

0
875

Günümüzde ideolojileri yaymak için daha çok kara propaganda modeli kullanılmaktadır. Kaynağın belli olmadığı bu model ile kitleler üzerinde etki sağlanmak için aynı mesaj sürekli farklı kanallarda ve formlarda tekrarlanmaktadır.

Propaganda sözcüğünü kavramsal olarak tanımlayacak olursak, propaganda bir düşünceyi yaymak ve alıcıları ilgili düşünce doğrultusunda etkileyerek istenilen yönde yaklaşım geliştirmesini amaçlayan tek yönlü bir iletişim sürecidir. Propaganda dünya tarihinde pek çok ünlü liderin ve kanaat önderlerinin sıkça başvurduğu bir araç olarak, toplumu manipule ederek kitlesel kalıp tipler yaratmak için kullanılmıştır.

Propaganda sürecinde kaynak verilen mesajın etkisini güçlendirme açısından çok önemlidir çünkü kaynağın kim olduğuna/karizmasına da son derece dikkat etmektedir. Propaganda kaynağına göre beyaz ve kara olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrımdaki temel unsur kaynağın belli olması ya da olmaması üzerine kuruludur. Kaynağı belli olan beyaz propaganda, kaynağı belli olmayan ise kara propaganda olarak adlandırılmaktadır.

İletişim bilimleri tarihinde propaganda konusundaki çalışmalarıyla öne çıkan bir isim olarak Dr. Paul Joseph Goebbels propaganda sürecinin inşaası ve sosyolojik etkilerini ortaya koyan pek çok tarihsel olgunun mimari olmuştur. Joseph Goebbels, Hitler iktidara geldikten sonra Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı (1993 ve 1945 yıllarında) yapmıştır.

Goebbels propagandayı şöyle özetliyordu; “Biz bir şey söylemek için değil, belli bir etki sağlamak için konuşuruz.” Goebbels kitleleri etkileme konusundaki uzmanlığı Hitler’in de etkilemiş olacak ki, Hitler propagandanın önemini şöyle açıklıyordu; “Propaganda sayesinde iktidara geldik, propaganda sayesinde dünyayı fethedeceğiz”. Hitler propaganda sürecine yönelik kişisel görüşlerini açıklarken şu unsurlara da dikkat çekiyordu; Propaganda süreci basit mesajlar üzerine kurgulanmalı ve sürekli tekrar edilmelidir. Verilen mesajın mümkün olan en geniş seviyede yayılması için kullanılan dilin basit olması ve eğitimsiz kitlelerin bile anlaması gerekmektedir.

propaganda-nedir-kitle-manipulasyon

Propaganda oluşturma teknikleri

Sosyal psikoloji araştırmalarına dayanan bazı teknikler propaganda oluşturmak için kullanılır.

Propaganda mesajlarının hangi yollarla ulaştırılacağı önemlidir ama bilgi yayılımı stratejileri sadece propaganda mesajı ile birleştikleri zaman propaganda strateji halini alırlar. Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır. Bu yüzden propaganda oluşturmak için aşağıdaki teknikleri bilmek gereklidir:

  • Korkuya başvurma: Korkuya başvurma genel nüfusta korku yaratarak bir konuya destek sağlamayı amaçlar. Örneğin, Joseph Göbbels Teodore Kaufman‘nın Almanya yok olmalı sözlerini kullanarak Müttefiklerin Alman halkını yok etmeyi amaçladığını iddia etmiştir.
  • Bir otoriteye referans: Bir fikri, görüşü veya hareket planını desteklemek için bir otorite veya makam sahibini referans vermek.
  • Tren etkisi: Hedef kitleye “herkes bunu yapıyor” diyerek bir hareket tarzını kabul ettirmek.
    • Kalabalığa katıl: Bu teknik insanların kazanan tarafta olma dürtüsünü kullanır. Bu teknik hedef gruba bunun bir kitle hareketine döndüğü ve onların da katılmasının kendi çıkarlarına olduğunu söylemeyi içerir.
    • Kaçınılmaz zafer: Trene henüz katılmamış olanlar, kesin zafere giden yolda gidenlere katılmaya çağrılır. Hali hazırda trende olan veya kısmen trende olanlara da kalmalarının en iyi hareket olduğu fikri verilmiş olur.
  • Direkt emir: Bu teknik karar verme sürecini basitleştirmeyi amaçlar. Propagandacı resimler ve kelimeler kullanarak dinleyicilere tam olarak ne yapmaları gerektiğini söyler. Diğer olası seçenekleri ortadan kaldırır. Emri vermek için otorite figürleri kullanılabilir ama şart değildir. Sam amcanın “seni istiyorum” resmi bu tekniği örnektir.
  • Reddin elde edilmesi: Bu teknik, bir fikrin nefret edilen, korkulan veya küçük görülen bir grupta popüler olduğu imajının verilmesiyle bu fikrin reddinin temin edilmesinin içerir. Dolayısıyla eğer, nefret edilen veya küçük görülen bir grup insanın da aynı fikri savunduğu inandırılırsa hedef kitle bu görüşü terk eder.
  • Parıltılı genellemeler: Parıltılı genellemeler bilgi veya akıl yürütme gerektirmeden kabul edilmesini sağlamak için yüksek değer taşıyan olgular ve inançlarla alakalandırılmış, yoğun, duygusal olarak çekici sözlerdir. Yurt sevgisi, memleket; barış, özgürlük, onur, v.s. gibi duygulara alakalandırılır. Sözler muğlak ve herkes için başka bir manaya gelebilecek olsa da anlamları hep olumludur: “Propagandacının olguları ve programları her zaman iyidir, tercih edilir, erdemlidir.”
  • Rasyonalizasyon: Bireyler veya gruplar tartışılır davranış veya inançları bazı genellemelerle akılcı yapmaya çalışabilirler. Muğlak ve hoş sözler genellikle böyle hareket ve inançları haklı göstermek için kullanılır.
  • Kasıtlı muğlaklık: Genellemeler kasıtlı olarak muğlaktır ki, hedef kitle kendi yorumlarını katabilsin. Amaç kitleyi gerçekliğini analiz etmeden veya uygulanabilirliğini veya mantıklılığını incelemeden bazı belirsiz sözlerle harekete geçirmektir.
  • Transfer: Aynı zamanda ilintilendirme olarak da bilinen bu teknik, bir birey, grup veya bir değerin iyi veya kötü özelliklerini bir diğerine hedef kitleye kabul ettirmek veya red ettirmek için aktarmaktır. Bu teknik genellikle suçu problemin bir üyesinden diğerine transfer etmek için kullanılır.
  • Nedeni aşırı basitleştirmek: Karmaşık sosyal, politik, ekonomik veya askerî sorunlara popüler genellemelerle cevap vermek.
  • Sokaktaki adam: Sokaktaki adam yaklaşımı propagandacının görüşünün sokaktaki adamın sağ duyusu tarafından da desteklendiğini göstermektir. Hedef kitlenin güvenini kazanmak için gayri resmi bir havada ve tarzda sunulur. Propagandacılar sokak dili ve davranışı kullanarak kendi görüşlerinin ortalama bir kişinin de görüşü olduğu izlenimi verir.
  • Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır. Özellikle bir kişiyi, politikayı, hareketi veya programı desteklemek veya yermek için söylenmiş sözlerden yapılan alıntılardır. Alıntı yapılan kişinin (uzman, halk tarafından saygı duyulan bir kişi v.b.) şöhreti sömürülür. Tanıklık saygı duyulan bir kişinin propaganda mesajına resmi desteğini içerir. Bu hedef kitlenin kendini bu saygı duyulan kişi ile özdeşleştirmesi ve onun fikirlerini kabullenmesi amacıyla yapılır.
  • Damgalama: Bu teknik propagandanın hedefini nefret edilen veya istenmeyen bir şeyle damgalayarak onun hakkında bir ön yargı oluşmasını sağlamayı içerir.
  • Günah keçisi: Suçu aslında suçlu olmayan bir kişiye veya gruba atmak. Böylece gerçekten suçlu olanlar korunur veya sorunun çözümüne harcanacak çabalardan dikkat başka yere çekilir.
  • Erdem sözleri: Bunlar bir kişi veya konuya başlandığı zaman hedef kitlede olumlu bir imaj sağlayacak sözlerdir. Barış, mutluluk, güvenlik, akıllı liderlik, özgürlük v.b.
  • Sloganlar: Slogan kısa, çarpıcı bir söz veya cümledir. Damgalama içerebilir. Slogan haline getirilmiş fikirler ikna edicidirler.
  • İfade edilmemiş kabuller: Bu teknik propaganda mesajınız açıkça ifade edildiği takdirde kabul görmeyecekse kullanılır. Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir. Pazar popülizmi bu şekilde yayılmıştır. Çok az insan çıkıp pazarın demokrasinin yerine almasını söylemiştir ama bir çoğu pazarın ne kadar etkin olduğunu ve nasıl eski düzeni ortadan kaldığından söz etmiştir.

Propagandanın yayılması için teknikler

Propagandayı yaymak için kullanılan yaygın yöntemler arasında haberler, hükümet raporları, tarihin tekrar yazılması, uydurma bilim, kitaplar, broşürler, propaganda filmleri, radyo, televizyon ve posterleri sayabiliriz. Radyo ve televizyonda propaganda haberlerde, güncel olaylarda, konuşma programlarının içinde veya reklam olarak yer alabilir.

Ve Büyük Bir ÖRNEK;

‘’Büyük Yıkımlar’’ ancak halkların ‘’Büyük Yalanlarla’’ kandırılmasıyla mümkün olur. Hitlerin Almanya ile birlikte Dünyayı felakete sürükleyen süreçte başarılı olmasında üç önemli etken vardır. Büyük Sermaye Desteği, basın ve etkili bir propaganda yöntemi.

hitler almanya

Propaganda her zaman işe yarar. Bunu çok iyi bilen ve hitabette çok da başarılı olamayan Hitler, Almanya’da propaganda yapmak adına bir bakanlık kurmuştu. Bu bakanlığın başında da kendinden emin, sakin ve eğlenceli konuşmaları ile halka seslenme becerisinde ustalaşmış olan Dr. Paul Joseph Goebbels bulunuyordu.

Felsefeciydi Goebbels. Doktorasını yaptıktan sonra önce gazeteci daha sonra da banka memuru ve borsacı olarak çalışmıştı.

Hitlerden dört yıl sonra 1924’ te partiye üye oldu. Kısa zamanda yeteneği ve zekâsıyla parti içinde hızla yükseldi. Partinin Berlin Bölge liderliğine atandı.

On yıl önce partinin Führer’i olmuştu Hitler. 1929 Dünya ekonomik krizi ortalığı yakıp kavuruyordu. Tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da da işsizlik, açlık ve yoksulluk halkı canından bezdirmişti. Başlarda küçümsenen Hitler sessizce örgütleniyordu. Liberal ve Sosyalistlerden de destekleyenleri boldu. Ordu içinde de elleri vardı. Lümpenler, işsizler ve mafya ilk potansiyel yandaşların başında geliyorlardı.

joseph_goebbels1

1931 yılı genel seçimlerinde yüzde 18,3 oranındaki oylarıyla ikinci büyük parti oldular. Hemen iki yıl sonrada koalisyon ortağı. Hitlerin yolu açıktı artık. Aynı yıl Başbakan olarak başa geçti.

Önce SA ve SS Birliklerini yardımcı polis teşkilatı olarak ilan edip en yeni silahlarla donattı. Parlamento da geceli gündüzlü çalıştırılarak, binlerce yasa bir gece de değiştirilmeye başlandı. Polis sayısı ve yetkileri artırıldı, istihbarat teşkilatları güçlendirildi. Fişlemeler, takip edilmeler sıradan bir iş haline geldi. Tüm muhalifler devlet aygıtından temizlenmeye başlandı. Bürokraside, yargıda ve orduda yandaşlar etkin hale getirildi. Ders kitapları değiştirilmeye, eğitim ırkçı bir temele oturtulmaya başlandı.

Parti iktidara yerleştikçe her şeyin hâkimi olmaya başladı. Hitlere ölümüne sadık bir kadro yavaş yavaş ülkede köşe başlarını tutar hale geldi. Hitler’in en yakın arkadaşlarından biri ve en sadık yandaşıydı Paul Joseph Goebbels, ırkçı ve faşist görüşleriyle Hitler’in gözdesiydi. Faşist iktidarın Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı’na getirildi hemen.

Çağının en büyük yalancısıydı. Alman halkının zafiyet ve hassasiyetlerini iyi tahlil ederdi. “ Büyük Yalan Teorisi” tekniğini kullanmada bir numaraydı.

  • İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin.
  • Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser.
  • Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur.
  • Halk, büyük yalanlara küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
  • Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
  • Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır.
  • Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.
  • Kendinizi savunmak yerine sürekli karşınızdakileri savunmada bırakın.
  • Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyi O’nun üzerine yıkın.
  • Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır.

gibi on yedi temel ilke üzerine şekillendirmişti propaganda tekniklerini.

joseph_goebbels

Güçlendikçe Almanya’daki bütün haber kaynakları üzerinde tam kontrol sağladı. Radyo, basın, yayın evleri, sinema, tiyatro ve tüm kültür-sanat faaliyetleri onun denetimi altındaydı. Şarkı ve şiirlerdeki her söz, tiyatro ve film metinlerindeki her kelime denetlenip onaylanıyordu. Bir tek eleştirel söze izin yoktu. Gündem sık sık değiştiriliyor, Alman halkının beyni yavaş yavaş yıkanıyordu. Bilgi kirliliği almış başını gitmiş, gerçekler görülmez ve duyulmaz olmuştu.

Hitler’in tüm konuşmalarını o hazırlar, Hitler coşkulu bir dille sadece okurdu. Hitler için çizdiği görüntü insanları yüreğinden vurur cinstendi. Hitler gariban bir aileden gelme ve tam bir halk çocuğu olarak sunulurdu topluma. Eli açıktı, dost ve yakınlarını koruyup kollamaktan geri durmazdı. Yiğit ve yürekliydi. Haksızlıklara uğramış, mağdur edilmişti hep. 1923 yılında hapse atıldığında gık bile demeyip, aman dilenmemişti hiç.

Joseph Goebbels congratulates the young Wehrmacht soldier

“Demokrattı” Hitler.” Özgürlük ve vatan sevdalısıydı”. Seçimle işbaşına gelmişti ve kurduğu rejimin adı “ Demokratik Cumhuriyet”ti. Alman halkı ve vatan toprağı için can vermeye hazırdı. Bunun içindi kavgası, kendisi için asla hiç bir şey istemiyordu. Her şey ülkesi ve milleti içindi. Tüm bu nedenlerle Hitler sonuna kadar desteklenmeliydi.

Böyle bir algı yaratılmıştı ülkenin dört bir yanında. Tam bir komplo ustasıydı Goebbels. Eline geçirdiği basın sayesinde hedefe aldığı muhalif parti, kişi, kurum ve kuruluşları önce yıpratır, son darbenin vurulmasının bütün psikolojik ve sosyal şartlarını hazırlardı.

SA’lar ve SS’ler işi tamamlar muhalefet yok edilip, susturulurdu. En büyük düşman Yahudiler, Marksistler ve Sosyal Demokratlar olarak ilan edilmişti. Sabotajlar, suikastlar, faili meçhuller sıradan bir olay haline gelmişti.

En büyük komploları ise 1933 yılının Şubat ayında Parlamento binasının yakılması oldu. Yangını çıkaranlar vatan düşmanı komünistler olarak duyuruldu dört bir yana.

Fırsat bu fırsat yangının ertesi günü tüm insan haklarını askıya alan yasa çıkarıldı parlamentodan. Hitler’e dört yıl için olağanüstü yetkiler verildi. Son demokrasi kırıntıları silinip atıldı. Yargı bağımsızlığı tamamen ortadan kaldırıldı.

Düzmece iddialar ve suçlamalarla binlerce muhalif tutuklandı, işkenceye uğradı. Parlamento da bu fırtınadan nasibini aldı. Komünist ve sosyal demokrat milletvekillerinin tümü tutuklandı. Aydınlar, sanatçılar, işçiler, öğrenciler üzerine demir bir yumruk indikçe indi. Örgütlenme özgürlüğü askıya alındı. Başta sendikal faaliyetler olmak üzere tüm gösteri ve eylemler yasaklandı. Muhalif partiler, sendikalar ve tüm dernekler bir bir kapatıldı. Yahudiler tamamen imha edildi. Sadece Nazi yanlısı örgütlenme ve faaliyetlere izin vardı.

AB30624

Nazi partisinin diktatörlüğü pekişmişti artık. Halk sessiz bir yığın haline dönüştürülmüştü. Çatlak hiçbir sesin çıkması mümkün görülmüyordu.

Artık sıra tüm dünyayı dize getirmeye kalmıştı. Geçirdiği çocuk felci nedeniyle bir ayağı özürlüydü büyük yalancının. Dünya savaşı sırasında askere gitmek istemiş, ancak ayağı nedeniyle askerliğe kabul edilmemişti.

Yıllar sonra savaşın karar vericisi, ilk ve en istekli savunucularından da biri olmuştu. Alman halkını büyük ölçekli bir askeri çatışmaya hazırlamak için elinden gelen her şeyi yaptı. II. Dünya Savaşı sırasında diğer Nazi liderleri ile değişen ittifaklar kurarak gücünü ve nüfuzunu artırdı.

1943 yılı sonlarında savaşın Almanya aleyhine dönmesinden sonra propagandalarını iyice artırıp, başta Almanya olmak üzere tüm dünyayı serseme çevirdi. Savaşın son yıllarında ilan edilen top yekûn savaş projesinin de mimarı yine oydu.

Hitler’e çok sadıktı, onu asla terk etmedi, son ana kadar Hitler ile Berlin’de kaldı. 1945 yılında görevi son bulunca bunalıma girdi. Hitlerin intiharından sonra o da tutunamadı. Son saatlerinde karısı Magda Goebbels önce altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü. Ardından Goebbels önce karısını sonra da kendisini vurdu. Karısının ve kendisinin vasiyeti üzerine cesetleri yakıldı.

Bugün hala hemen her görüşteki insan onun propaganda konusunda ki yeteneğini kabul eder, üniversitelerin iletişim bölümleri öğrencilerine Goebbels’in ses kayıtları dinlettirilir.

“ Büyük Yalan Teorisi” isimli ders, batıda bazı okullarda okutulmaya devam ediliyor. Birçok siyasi parti, oluşum ve politikacı onun yöntemlerini uygulayıp iktidarın sahibi oluyor. Goebbels’in kandırma ve uyutma yöntemleriyle insanlar hala kandırılıyor, sömürülüyor. Ama bir çok ülkede bir çok insan hala onun kim olduğunu bile bilmiyor!

Sibel Çağlar

Dünyalılar

Kaynak; Wikipedia

CEVAP VER