Kuran kursunda büyük utanç

0
188

Türkiye çocuk istismarlarına çözüm ararken, bir istismar haberi de İstanbul Şişli Ayazağa Merkez Erkek Kuran Kursu’ndan geldi. İstismara uğrayan mağdur çocuğun ifadeleriyle açılan davada, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Abdullah Zengin’e 15 yıl hapis cezası verdi. Karar duruşmasına gelmeyen Zengin hakkında tutuklamaya dönük yakalama kararı çıkarıldı.

12 YAŞINDA İSTİSMARA UĞRADI

Hazırlanan iddianamede, hem Kuran Kursu’nda talebe hem de yatakhane sorumlusu olan 1995 doğumlu sanık Abdullah Zengin’in, 2016 yılındayken 12 yaşında olan mağdur H.T.K.’ya yönelik istismarı şöyle anlatıldı:

“Mağdurun Ayazağa’da bulunan Merkez Erkek Kuran Kursuna devam ettiği, aynı kursta okumakta olan şüphelinin zaman zaman mağdura sarılıp öperek yerde birlikte yatmak sureti ile vücudunu okşayarak ve cinsel organını elleterek saldırıda bulunduğu, bu eylemleri birkaç kez tekrarladığı anlaşılmıştır.”

“HEP BANA HEDİYE FİLAN ALIYORDU”

Mağdur H.T.K. ise Mahkeme Başkanına uğradığı istismarı şöyle anlattı:

“İlk başlarda benimle arası iyi değildi. Benimle ilgilenmiyordu. Bir sene falan geçti, benimle arası çok iyi oldu. Hep benimle ilgileniyordu, hep bana hediye filan alıyordu. Ondan sonra benimle yatmaya başladı. Ondan sonra yatakhanedeki başka arkadaşlarım görmüşler. Onlar bana söylediler, ‘niye seninle yatıyor’ diye, ‘sen niye buna izin veriyorsun’ diye. Ben de dedim ki ‘benim haberim yok’dedim. ‘Ben uyurken yanıma geliyor’ dedim. Ondan sonra gittim söyledim. ‘Benimle yatma’ dedim. O da dinlemedi. Yattı, sarıldı, öptü, öpmesi bir iki dakika falan sürdü. Benim elimi kendi üstüne değdiriyordu.

Mahkeme Başkanı: Peki cinsel organına elletme filan söz konusu oluyor muydu?

H.T.K.: Evet, bir kere”

“ARTIK SENİNLE YATMAYACAĞIM, GÜNAHA GİRMEK İSTEMİYORUM”

Mağdur H.T.K., olanları utandığı için anne ve babasına anlatamadığını, okul öğretmeni Ş.S’ye yaşananları anlatması üzerine durumun savcılığa yansıdığını söyledi. Mağdur H.T.K., yurtta hem öğrenci hem de küçük yaştaki öğrencilerden sorumlu olan sanık Abdullah Zengin’in kendisine yazdığı mektuptan da bahsetti:

“Mahkeme Başkanı: Ne yazıyordu mektuplarda?

H.T.K.: Artık seninle yatmayacağım, günaha girmek istemiyorum. Öyle şeyler yazıyordu.”

ÖĞRETMENİ VE PEDAGOG DA DOĞRULADI

İstismarın ortaya çıkmasını sağlayan H.T.K.’nın okuduğu okuldaki Rehber Öğretmeni Ş.S. ise, “H.T.K. benin öğrencimdir. Olay tarihinde bana S.M.K., İP. (Kuran kursundaki diğer öğrenciler) ve mağdur geldiler. Olayı anlattılar. Mağdurun cinsel saldırıya uğradığını söylediler. Bunun üzerine ben de bunu tutanağa bağlayıp ilgili mercilere durumun bildirilmesini sağladım” ifadeleriyle mağdurun şikayetinin yargıya nasıl yansıdığını aktardı. H.T.K. ile görüşen Pedagog da mağdur ile görüşmesini mahkemeye anlattı. Mağdurun ifadesinde anlattıklarını kendisine de aktardığını, mağdurun akli ve psikolojik durumunun normal olduğunu söyledi. Pedagog, mağdurun yaşadığı istismarı önce utanarak inkar ettiğini, ancak kendisinin görüşmeyi derinleştirince mağdurun uğradığı istismarı açıkladığını söyledi.

“ÖNCE İNANMADIM, İHTİMAL VEREMEDİM”

Dava sırasında aynı yurtta kalan ve tanıklık yapan S.M.K. isimli öğrenci ise yurtta yaşananları şöyle aktardı:

“Mağdur bana bir gün sanığın kendisine bir takım hareketler yaptığını söyledi. Ben buna inanmadım, zira sanık Abdullah’ın böyle bir şey yapacağına ihtimal veremedim. Durumu İ.P. isimli aynı yurtta kaldığımız ve birlikte A. Ortaokulu’nda okuduğumuz arkadaşıma sordum. O da gece böyle şeyler olduğunu gördüğünü söyledi. Daha önce okuldaki Ş.S Hoca, Kuran Kursu’nda herhangi bir olumsuzluk olursa gelip kendilerine bildirmelerini istemişti. Biz de kendisine gittik. O da bunun üzerine işlem yapılması gerektiğini söyledi ve ifadem alındı.”

“YANIMDA YATMA” DİYORDU

İstismara tanık olan bir diğer öğrenci İ.P. ise yaşananları şöyle aktardı:

“Biz her gün gece 10.30’da yatıyoruz. Sanık olan şahız biz yattıktan sonra arkadaşım olan H.T.K’nın yatağına gelip elini mağdurun boynuna atıp yatıyorlardı. Ben sanığın mağduru öptüğünü görmedim. Ayrıca sürtündüğünü görmedim. Ben bu olayları gördüğümde yanlış hatırlamıyorsam ilkbahardı. Ben sanığı bu şekilde mağdurun yatağında hemen her gece görüyordum. Ancak bazen kendi evine gidiyordu. Ben bu şekilde sanığın mağdurun yatağına yattığını görmeden önce de mağdur olan arkadaşım bana Abdullah Abi’nin kendisini dudağından öptüğünü, penisini kendi penisine dokundurttuğunu söylüyordu. Ben buna inandım. Daha sonra da ben, kendi gözümle, yattıklarını gördüm. Abdullah’ın yurtta bize kızması ya da sert davranması olmuyordu. Sadece yaramazlık yaptığımızda veya kurs kurallarına uymadığımızda bizi uyarıyordu. Arkadaşım H.T.K., Abdullah Abi’ye ‘yanımda yatma’ diyordu. Bu konuşmadan sonra da ben yine Abdullah’ın, mağdurun yanında yatağında yattığını gördüm. Abdullah, uyarıya rağmen eylemine devam edince, okulun öğretmenlerine söyleme kararını birlikte aldık.”

M.T.K. ile aynı yatakhanede kalan diğer çocuklar da, sanık Abdullah Zengin’i, mağdurun yatağında defalarca gördüklerini söylediler.

MAHKEME 15 YIL HAPİS CEZASI VERDİ

15 Haziran’da İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Sanık Abdullah Zengin’i önce 8 yıl hapis ile cezalandırdı. Sanığın, “olay tarihinde insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle suçu işlediği anlaşıldığından”, verilen ceza yarı oranında artırılarak 12 yıla çıkarıldı. Sanık Zengin’in, “aynı suçu işleme kararı ile değişik zamanlarda, aynı suçu birden fazla işlediği anlaşıldığından”, verilen ceza yarı oranında daha artırılarak 18 yıl yapıldı. Mahkeme; takdir hakkını kullanarak, cezayı 1/6 oranında indirdi ve sanık Abdullah Zengin’e H.T.K.’ya cinsel saldırı suçundan 15 yıl hapis ile hüküm verdi. Karar duruşmasına da gelmeyen sanık hakkında tutuklamaya dönük yakalama müzekkeresi de çıkardı.

MAĞDURUN AVUKATI: GEREKLİ DENETİM YAPILMIYOR

Kararın ardından görüştüğümüz mağdur H.T.K.’nın avukatı Seda Ballıkaya kararı şöyle değerlendirdi:

“Mağdur çocuğa Baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekilim. Her ne kadar mağdur çocuğun ailesi şikayetten imtina etmişse de; gerek mağdur çocuğun gerekse (savunma tanıkları dahil) aynı kursta bulunan çocukların olaya dair tanıklıklarıyla dosya aydınlandı.

Mahkeme, yargılama boyunca sanığın tutuklanması taleplerini, maalesef değerlendirmeye almadı. Ancak deliller toplandıkça olayın vehameti daha da açığa çıktı. Sanığın eyleminin birden fazla kere, çeşitli zamanlarda gerçekleşmiş olması da, çocukların aileleri tarafından güvenerek teslim edildiği kurumlarda, gerekli denetimin yapılmadığını da açıkça gösteriyor.

Korunmaya muhtaç çocukların vekilleri olarak, haklarını korumaya devam edeceğiz. Mahkeme kararına karşı alt sınırdan ceza verilmesi ve yapılan indirim sebebiyle de istinaf yoluna başvuracağız.”

Barış Terkoğlu

Odatv.com

CEVAP VER