Adalet ölürken neredeydik..?

0
698

Adalet’in ölümü aşama aşama gerçekleşirken;
kurum ya da sistemden çok,
toplumsal adaletin nereye yönlendirildiğinin görülmemesini sağlamak en birincil aşamaydı ki;
çok başarılı bir uygulamayla gerçekleştirildi.

Kabataş yalanını en birincil ağızdan başlayarak en havalı iletişim sektörüne doğrulattırmak ve üzerinde günlerce tartışılmasına yön verilmesi konunun kabulûnu gerçekleştirmişti.

Aşama tarikat müsveddelerinin kadın üzerine konuşmalarına devam etmeleriyle”kadının yaşam biçimine” yön verilmesi aşamasını da kabul kıldı.
Yanlış olduğunu bilenler bile saplantılı kafaların yarattığı düşünceye toplumsal tepki vermek yerine ” bireysel önlemlere” geçiş yapması kabul edilirliğin devamı niteliğinde oldu.

Türban serbestliğinde mağduru oynayan güç önderliği;
istikrarın arzu edilen bir amaç haline getirildiği süreçte
kadınların öldürülmesi, çocukların tecavüzü, kadınların kıyafetleri yüzünden dayak yemesi, tek başına sokağa çıkmalarının yanlış olduğu, çalışma haklarının lüks, çok çocuk doğurmanın konfor olduğu, evlenmenin sigorta, kahkaha atmanın terbiyesizlik olduğu, koskoca bakaniye kadınlardan börek açmadan kadın olunmayacağı ya da bi kereden bir şey olmayan tecavüzlerin normal karşılandığı….
kısaca sistemin işlemesine engel olmamak gerektiğini,
gün gün öğrenen milletimin istikrar uğruna ezilip un-ufak olduğunu görerek yaşama sanatını geliştirmek…hem de kadın olarak..!

Yaratıkları düşmanlarına karşı savaşan Don Kişot ve kahramanlarına mani olamayan halkım, bir kadını tekme yemesinden ya da tecavüze uğrayarak öldürülmüş bir genç kızın ölümünden mini eteğini suçlayacak kadar yok olmanın sınırına gelmişse..

Çok vahim gelişmelere gebedir.
Çok vahim..
Ön görmekten utanç duyacağım vahim gelişmeler bunlar.
Çok yakındır.
Saçlarından dolayı suçlanmak, pantolonundan dolayı taciz edilmek, kabul etmediği arkadaşlık için dövülmek, iş yerinde yükseldiği için namusla sorgulanmak…basit ve sıradan gibi değil mi..
Öyle ya, tüm bunları zaten yaşıyoruz ve bireysel tedbir alıyoruz.
Zamanla daha çok tedbir alacağız..
O kadar çok tedbir alacağız ki; yavaş yavaş sessizce yok olacağız..!

Tüm varlığımız “istikrar” için feda olacak.

Birsen Kirişci

 

CEVAP VER